Bakan Varank savunma, havacılık ve uzay sanayi fuarı SAHA EXPO’yu ziyaret etti

İSTANBUL (AA) Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Kuzey Irak’ta terör örgütünün açıktan gezmeye cesaret edemediğini belirterek, "Çünkü 24 saat insansız hava araçlarımızla Türkiye'ye tehlike oluşturabilecek teröristleri hem sınırın içerisinde hem sınırın ötesinde takip ediyoruz, gerektiğinde nokta atış operasyonlarla terör örgütü mensuplarını etkisiz hale getiriyoruz. Türkiye'de sağladığımız bu huzur ve güvenin gerisinde terörle mücadelede işte bu kullandığımız savunma sanayi ürünleri var." dedi.

Bakan Varank, SAHA İstanbul’un İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlediği SAHA EXPO Savunma Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nı ziyaret etti.

Savunma sanayisinde farklı alanlarda üretim yapan birçok firmanın standını ziyaret ederek, ürünlerle ilgili yetkililerden bilgi alan Bakan Varank’a ziyaretinde; Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım ve SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar eşlik etti.

Varank, ziyaretinde yaptığı açıklamada, SAHA İstanbul’un Türkiye’nin en büyük savunma, havacılık ve uzay kümelenmesi olduğunu ifade ederek, "Dün resmi açılış gerçekleştirildi ama Macaristan Başbakanı’na refakat etmemiz gerektiği için fuarın açılışına katılamamıştık. Burada Türk ve yabancı savunma ve havacılık sektöründe faaliyet gösteren firmalar, son dönemde geliştirdikleri ürünleri, teknolojide geliştirdikleri kabiliyetleri sergiliyorlar. Bunun yanında özellikle firmalar arası ilişkiler, ticari ortaklıkların da görüşüldüğü, tartışıldığı gerçekten güzel bir fuar devam ediyor." diye konuştu.



"Yabancı firmaların ilgisi bizi ziyadesiyle memnun ediyor"



Bu sene fuarda özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin daha fazla olduğuna dikkati çeken Varank, "Onların sektörde daha fazla ön plana çıkması aslında bizim de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak istediğimiz bir husus. Ne kadar çok özel sektör firması ne kadar çok küçük ve orta ölçekli firma bu işlerle ilgilenirse burada hem büyüklere tedarikçi olursa hem de kendi teknolojilerini geliştirirse Türkiye'de sanayinin de bu kadar hızlı geliştiğini görmüş oluruz." dedi.

Varank, fuarın, cumartesi akşamına kadar açık kalacağını hatırlatarak, "Özellikle ilgilileri, hem üniversite ve akademi dünyasını hem de sanayi ve ticaret dünyasını SAHA EXPO fuarına bekliyoruz. Hem gelsinler burada ticari anlamda neler yapabilirler, bununla ilgili görüşmeler yapsınlar hem de Türkiye sanayisinin, Türk savunma ve havacılık uzay sanayisinin nereye geldiğini bizzat gözleriyle müşahede etsinler." diye konuştu.

Yabancı firmaların ilgisine vurgu yapan Varank, "Özellikle uluslararası alanda savunma sanayinde beraberce yapabileceğimiz çok işler var. Burada Ukrayna’dan gelen havacılık firmaları, motor firmaları var. Onlarla önümüzdeki dönemde gerçekleştireceğimiz projeler var. Dolayısıyla SAHA EXPO, Türkiye’de savunma, havacılık ve uzay alanında ciddi bir marka olma yolunda ilerleyecek, hem sektörü geliştirecek, hem de uluslararası bu anlamda ilgili firma ve şahısları Türkiye'ye çekmiş olacak." değerlendirmesinde bulundu.



"Türkiye, otonom teknolojilerde dünyadaki en önemli oyuncu olma yolunda hızla ilerliyor"


Varank, Türkiye’de kendi kendine yetebilen bir savunma sanayisini inşa etmek üzere büyük bir gayret sarf ettiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her alanda yüzde 100 yerlilikten bahsetmemiz mümkün değil ama özellikle kritik parça ve komponentlerde dışarıya bağımlılıktan kurtulmak çok önemli. Bu manada da Türkiye, insansız hava araçlarında dünyadaki en önemli oyunculardan bir tanesi haline geldi. Şu anda en fazla ilgi gören, en fazla tartışılan oyuncu dersek herhalde yanlış söylemiş olmayız. Tabii ki Türkiye'nin savunma anlamında insanlı uçaklar ve helikopterlerle ilgili ihtiyaçları da var.

Bu manada önümüzdeki dönemde kendi kendine yetebilme anlamında sürdürdüğü projeler var. ATAK şu anda ordumuza hizmet ediyor, yeni versiyonu ATAK2 geliyor. Genel maksat helikopterimiz Gökbey yakın zamanda inşallah kullanıma başlayacak. Bu manada da Türkiye bir beşinci nesil kendi savaş uçağını geliştirmek üzere de büyük bir gayret gösteriyor. Şu anda parçaların imalatı başladı ama şunu kaçırmamamız lazım dünya artık insansız sistemlere gidiyor."

Varank, beşinci nesil savaş uçaklarının belki son insanlı savaş uçakları olacağına dikkati çekerek, "Bunun karşısında özellikle insansız savaşan İHA teknolojileri gibi teknolojilerle artık insanlı uçakların devrini de yavaş yavaş geride bırakacağız. Bizim her alana doğru zamanda yatırım yapmamız gerekiyor. İnsansız hava araçlarında biz bu treni yakaladık ve dünyada öncü olduk. İnsanlı sistemlerde biraz geriden geliyoruz ama orada da inşallah ihtiyacımızı kendimiz giderebileceğiz. Asıl hedefimiz insansız sistemlerde dünyadaki en önemli oyuncu olmak. Şu anda Baykar’la TAİ ile çok başarılı işler yapıyoruz. Sadece havada değil kara sistemlerinde de insansız otonom araçlar şu anda gündemde. İnşallah Türkiye, otonom teknolojilerde dünyadaki en önemli oyuncu olma yolunda hızla ilerliyor." dedi.



"Türkiye’nin Otomobili, Türkiye'de otomotiv endüstrisini dönüştürecek ivmeyi bize kazandıracak"



Yerli otomobille ilgili soruya ilişkin Bakan Varank, "Biraz önce Kocaeli'deydim. Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi Komisyonu'nun milletvekilleriyle beraber TOGG’u ziyaret ettik. Orada bizzat arkadaşlarımızdan süreçle ilgili bilgi aldık. Türkiye'nin Otomobili projesi şu anda hedeflendiği şekilde devam ediyor. Fabrikanın inşaatı son sürat devam ediyor." dedi.

2022 yılının sonunda TOGG’un seri üretim bandından inmiş olacağını aktaran Varank, şu değerlendirmede bulundu:

"Orada Sanayi Komisyonumuzun bütün partilerden milletvekilleri vardı. Onlara da bilgilendirme yaptık. Onlar da gördüklerinden eminim hoşlanmışlardır. Türkiye’nin Otomobili projesi Türkiye'de otomotiv endüstrisini dönüştürecek ivmeyi bize kazandıracak proje. Türkiye'de 2 milyon araç üretme kapasitesi var. Dünyadaki, Avrupa’daki en önemli oyunculardan bir tanesiyiz ama otomotiv endüstrisini dünyayla rekabet edebilir halde tutmak istiyorsak mutlaka elektrikli ve otonom araçlara da bir hamle yapmamız gerekiyor. İşte endüstriyi dönüştürecek işaret fişeği proje de aslında TOGG. Orada elde ettiğimiz başarılarla tüm endüstriyi, tüm üreticileri, tüm tedarikçileri de dönüştürmüş olacağız."



"Terörle mücadeledeki başarıların arkasında savunma sanayisinde yakaladığımız başarılar var"



Bakan Varank, "Türkiye, savunma sanayisi anlamında gerek yerlilik oranlarını artırması gerekse kritik teknolojilerde kendi ihtiyacını karşılaması bakımından kendi kendine yetiyor diyebiliriz. Türkiye'nin şu anda terörle mücadelede elde ettiği başarıların arkasında aslında savunma sanayinde yakaladığımız bu başarılar var." ifadelerini kullandı.

Artık sınırların çok daha güvenli bir şekilde korunabildiğini vurgulayan Varank, sözlerini şöyle tamamladı:

"Terörle mücadelede sınır ötesinde yaptığımız operasyonları kendi araç gereçlerimizle, kendi ürünlerimizle birlikte yapabiliyoruz. Emin olun şu anda Kuzey Irak’ta terör örgütü açıktan gezmeye cesaret edemiyor. Çünkü 24 saat biz insansız hava araçlarımızda Türkiye'ye tehlike oluşturabilecek teröristleri hem sınırın içerisinde hem sınırın ötesinde takip ediyoruz, gerektiğinde nokta atış operasyonlarla terör örgütü mensuplarını etkisiz hale getiriyoruz. Türkiye'de sağladığımız bu huzur ve güvenin gerisinde terörle mücadelede işte bu kullandığımız savunma sanayi ürünleri var.

Sadece kendimizle ilgili değil, biliyorsunuz Azerbaycan'ın 30 yıllık işgalinin sona erdirilmesinde de Türk savunma sanayinin çok büyük bir etkisi oldu. Azerbaycanlı kardeşlerimiz bizlerden elde ettikleri bir takım teknolojik kabiliyetlerle bu işgale son verdiler. Sahada elde ettiğimiz bu başarıyı tüm dünya gördüğü için gerek zırhlı araçlarımızda, gerek insansız hava araçlarımızda, gerek denizdeki gemilerimizde çok ciddi siparişler almaya başladık. Türkiye hamdolsun kendi kendine artık yetebilen bir ülke. Ama bu yetmez. Biz bu kabiliyetlerimizi ve bu teknolojimizi de dünyaya şu anda ciddi oranda ihraç etmeye başladık. Bu da tabii ki ülke ekonomimiz açısından oldukça önemli bir değer."
 
Üst Alt